Cruise Seyahati ÖnerilerimizGemi Tatili Rehberimiz

Ah o gemide ben de olsaydım! Açık denizlere yol alsaydım…

Yıllardır dilimizden düşmeyen Yaşar’dan dinlemeye alıştığımız bu şarkının melodileri kulağımızda, Kabataş’tan önünden geçip imrenerek baktığımız ve ah edip iç geçirdiğimiz o devasa Cruise gemilerinden birinin tam içindeyiz ve bu yazımızı gemide kaleme alıyoruz.

MSC Cruise’larından en görkemlisi Divina ile denize açıldık. Bu yazıyı yazarken Cruise gemisinde balkonundan denizin sesi gelen bir odadayız. Prontotour ile katıldığımız bu yolculuk bugüne kadarkilerden çok farklı. İtalya’yı, İspanya’yı, Fransa’yı Avrupa ve Akdeniz ülkelerini hep çok sevdik. Özellikle Italya’nın bizim için yeri çok ayrı. Bugüne kadar çoğu şehrini havdan karadan arabayla motorla hatta ülkeler arası snowboard yaparak bile keşfettiğimiz bu ülkenin kıyılarını bu sefer deniz yolu ile, cruise gemisinde keşfediyoruz. Yolculuğun kendisi varılan yerlerden de keyifli. Bu keyifli cruise maceramızı, Prontotour aracılığı ile yaptığımız bu MSC Cruise yolculuğumuzu sizinle paylaşmak istedik.

DENİZ, DAHA ÇOK DENİZ AMA HER SABAH DEĞİŞEN BİR DENİZ MANZARASI / ODAMIZIN MANZARASI

Cruise tatilinin en keyifli yanı işte tam olarak bu olsa gerek! Her akşam farklı bir yerde – genellikle farklı bir denizin açıklarında – uyuya kalıp her sabah uyandığınızda gözlerinizi farklı bir limanda, farklı bir şehirde ya da farklı bir ülkede açıyorsunuz.

Kısa sürede çok fazla yer görmek isteyenler için ideal bir rota var. 7 günde tam 7 şehri keşfedebiliyorsunuz.

Biz cruise’da kaldığımız günler boyunca hep alarmı normal uyandığımız saatin bir saat daha erkenine kurduk. Böylece her gün güneşin doğuşunu farklı bir şekilde izledik. Her gün de akşam limanda bizi bekleyen gemimize geri dönüp gün batımının renk tonlarının sarıdan pembeye pembeden kızıla geçişine Andrea Bocelli’den “Con te Partiro” eşliğinde şahit olduk.

GEMİDEKİ 2 ÖNEMLİ GECE: KAPTAN’IN ÖZEL DAVETİ ve YEMEKTE GARSONLARIN ŞOV YAPTIĞI GALA GEVESİ

Gemini canınız ne zaman bir şey yemek isterse sabah 6’dan gece 2’ye kadar her daim bulabiliyorsunuz. 14. kata açık büfe, 6-7. katlarda bulunan şık restoranlar ve 6. katta bulunan pastanede herkese göre mutlaka yiyecek bir şey var.

6 ve 7 kattaki restoranlarda kalabalıktan dolayı 2 farklı oturumda yemek yeniyor. Gemiyi binmeden önce akşam yemeğinizi 19:00’da mı yoksa 21:00’da mı alacaksınız buna karar veriyorsunuz. Seçtiğiniz saattte de yemeğe gidiyorsunuz ve şık restoranlardaki gibi bez peçeteler bir kaç sıra çatal bıçak ve garsonların hizmeti eşliğinde yemeğinizi yiyorsunuz.


İşte tam bu yemeklerin birinde bir gece yemeğiniz de bitmeye yakınken, garsonlar üzerinlerinde alev olan pastalarla marş eşliğinde salona giriyorlar. Hepsi merdivenin iki yanına diziliyor. Daha sonra gemideki aşçılar geliyor. Önce tek tek Çin mutfağından Italyan mutfağına kadar hangi aşçıların neyi pişirdiğini ve kim olduklarını öğreniyorsunuz. Ardından aralarından biri şarkı söylemeye başlıyor. Geminin en keyifli akşam yemeklerinden biri bu şovla renkleniyor.

İçecekler için ise 14. katta her zaman sınırsız ve ücretsiz alabileceğiniz su, çay ve kahve bulunuyor. Bunun dışındaki içeçekleri ya da diğer katlardaki çay kahve ve suları hesabınıza yazdırabilir ya da önden hazırlanmıi 14lü kahve paket, günlük sınırsız içecek paketi gibi paketlerden birini alıp kullanabilirsiniz.

Bir akşam var ki, o akşam herhangi 6.30-7.30 arasında herhangi bir içecek paketine ihtiyacınız yok. Çünkü Kaptan’ın özel daveti var!  Kaptanın özel davetinde herkese alkollü alkolsüz içecek dağıtılıyor ve her yerde bir müzik oluyor. Bütün gemide bir şenlik havası oluşuyor. Kaptan ise bu jesti ile adeta şov yapıyor.

Her 2 özel akşamda da güzel bir kıyafet giymeniz bekleniyor. Bu yüzden her zaman kurtarıcı olan güzel bir iki kıyafeti yanınıza almayı unutmayın.

Not: Ek olarak bir akşam da Beyaz Gecesi oluyor. Bu gecede müzik ve dans şovları yapılıyor ve herkes beyaz giyip gemide dolaşıyor.

4.300 KİŞİLİK GEMİDE BİR KEZ GÖRDÜĞÜNÜZ KİŞİYİ BİR DAHA GÖREMİYORSUNUZ

Cruise gemileri her limanda belirli bir süre kalıyor. Bu süre boyunca kim o limandan ilk binişini yaptıysa aynı yerde iniyor. Sürekli bir yandan açık olan musluktan havuz doluyor ve diğerinden yeniden boşalıyor gibi düşünebilirsiniz. Bu sebeple de gemide her gün farklı birine rastlamak mümkün.

Biz gemiye Genova’dan bindik ve ardından 6 farklı liman şehrini daha gezdikten sonra 8. günün sabahı yine Genova’da uyanıp, gemiden çıkış yaptık. Bizim yan komşumuz ise bizden bir önceki durakta yani Marsilya’da gemiye bindiği için oradan indi. Kimlerin o gece gemiden ayrılacağını gece 1 olmadan önce odalarının kapısına koydukları bavullardan anlayabiliyorsunuz. Gemiye bavulunuzu kendiniz almadığınız gibi, çıkarken de kendiniz çıkarmıyorsunuz. Bir gece önceden hazırlayıp odanızın kapısına koyduğunuz bavulları gemi çalışanları gece topluyor. Siz elinizi kolunuzu sallayarak gemiden iniyorsunuz. İndiğiniz limanda üzerinde bir gece önceden taktığını yeşil sarı pembe renkli bantlardan tanıyabileceğiniz bavulunuz diğerleri ile yan yana dizilmiş şekilde sizi bekliyor.

 

Gemideki farklı yüzlerin yaşları o kadar değişiyor ki, biz bile aklımızdaki cruise profilinden başka bir profil ile karşılaştık burada. Öğrenci bir grup arkadaş da eğlenmek için geliyor, ya da balayı çiftleri (genellikle balayı çifti vardı) burada romantik anlar yaşayıp 1 haftalık balayı tatillerde rüya gibi şehirleri geziyorlar, yaşı büyük olanlar daha çok gemide vakit geçirirken, çocukla da seyahat edebilirim diyen aileler restoranda bebek sandalyelerinde çocuk menüsünü deniyorlar.

GEMİDE KAYBOLMAMAK İÇİN TAKTİKLER: LÜKS BİR TATİL KÖYÜ

Gemi o kadar büyük ki, ilk andan itibaren içeri girer girmez sizi büyülüyor. Karaköy’de limanda uzaktan baktığımız gemiler yanına yaklaştıkça adeta devleşiyor. Az buz değil tam 18 katlı cruise gemisinin içerisinde ise yok yok, 4. Kattan giriş yapıyor, 5. Kattaki resepsiyona çıkıyorsunuz. 6. Ve 7. Katlarda 2 katlı 2 restoran, yine 2 katlı tiyatro salonu, her biri başka bir yere çıkan bir çok lobi ve oturma alanından oluşuyor. 8. Katla 11. Kat arası tamamen odalardan oluşuyor. Gemiyi bir rulet masası gibi çift sayılı odalar ve tek sayılı odalar olarak ikiye ayrılmış düşünün bir tarafta yalnızca tek sayılı odalar karşılıklı olarak yer alırken, diğer yanda çift sayılı odaları bulmak mümkün. 14. Katta sabah çok erken saatlerden gece yarısına kadar devam eden açık büfe bulunuyor. Kahvaltı, kurabiyeler, hamburger, öğle yemeği, akşam yemeği, sınırsız çay, kahve, su ne ararsanız burada ve her daim ücretsiz olarak canınız ne zaman yemek isterse açık olarak bulunuyor.

Açık büfenin olduğu restorandan hemen dışarı adımınızı attığınızda karşısınıza aqua park ve havuz çıkıyor. Havuz kenarındaki bardan istediğiniz içecekleri alarak (burada içecek almak için kart gerekiyor) havuzun kenarındaki şezlonglarda keyif yapmak size kalıyor. Hemen bir üst kattta çocuklar için ayrı bir bölüm ve SPA bulunuyor. Daha da yukarılarda ise gece boyunca dans etmek isteyenler için bir disco var. Tüm bunlarla birlikte MSC Cruise Divina gemisi oldukça büyük bir tatil köyünü andırıyor.

Bu görkemli ve büyük gemide bizim kaybolmamak için taktiğimiz odaların kapı numaralarına bakmak oldu. oda numaraları genellikle 4 rakamda oluşuyor. Bizimki 9241’di.

9- katı belirtiyor.

2- gemini kıç kısmında olduğumuzu (0 olursa önüne yakın, 1 ortalarda demek)

4 ve 1 ise oda numarasını.

Bir katta iken hemen en yakın olana bakın, ikinci rakam 0 ise önlerdesiniz, 2 ise arkalarda:)

LİMAN LİMAN AKDENİZ: CRUISE GEMİSİ ROTASI VE YAKIN ŞEHİRLER

MSC Cruise Divina ile yolculuğumuza ilk olarak Genova’dan başladık. Prontotour ile önce havayoluyla Genova’ya vardık. Ardından birkaç saatlik bir transfer sürecimiz vardı. Bu transfer süresi boyunca Prontotour’un tatlı dilli rehberi bize yolculuk hakkında detaylı bilgiler aktardı.

Rotamız Genova’dan başlayıp sırasıyla Roma’ya çok yakın bir mesafede bulunan Civitavecchia’ya, oradan Sicilya’nın incisi olarak bilinen Palermo’ya, Sardunya’nın başkenti Cagliari’ye, ardından İspanya’nın en büyük takımadalarının en güzel ve mutlaka görülmesi gerekenlerinden biri olan Palma de Mallorca’ya, İspanya’nın alternatif rotalarından biri olan Valencia’ya, Fransa’nın en merak ettiğimiz şehirlerinden Marsilya’ya devam ediyor. Marsilya’dan sonra yeniden başladığımız noktaya Genova’ya geri dönüyoruz.

Her gittiğiniz limanda tur şirketinin ya da geminin turlarından birini de alabiliyorsunuz. Ya da limandan taksi tutup da istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Eğer amacınız kısa sürede bütün bu şehirleri keşfetmek ise önerimiz gemi limana yanaştığı anda gemiden inip son saatlerine doğru dönmeniz. Böylece her şehrin keyfini doya doya çıkarabilirsiniz.

Gemilerin limana yanaşma ve kalkma saatleri her gün bir sonraki günü gösterecek şekilde kapılarınıza not olarak bırakılıyor. Gemi notları ingilizce bırakırken, Prontotour size odanızın kapısına Türkçesini de koyuyor. Bu notların içerisinde hem geminin varış ve kalkış saati, hem günlük hava durumu, hem dışarıdaki turlar hem de gemi içerisindeki aktiviteler saatleri ile birlikte yer alıyor.

HEM İTALYA’DA HEM EATALY’DE: EATALY DE GEMİDE!

Gemi içerisinde 7 gece geçirmemize rağmen hala tam olarak sayısını hesaplayamadığım kadar çok restoran, cafe, lounge ve lobi alanları, farklı salonlar, kütüphane, disco, dans pisti, barlar bulunuyor. Hatta büyükler için ayrı, çocuklar için ayrı bölgeler bile var. Garden Lounge kısmına çocuklar giremezken, Kids Club’a büyükler gitmiyor.

Gemi içerisinde görüp hem heyecanlandığımız hem de büyük mutluluğumuz bir diğer yer ise, artık kendimizi bir parçası olarak gördüğümüz Eataly ailesinin de orada olması. Bir metrelik pizzadan Eataly restoranlarına gördüğümüz bir çok farklı lezzet de biçerisinde yer alıyor.

EN KEYİF ALDIĞIMIZ YOLCULUK | GEMİ TATİLİ

Cruise gemisi ile yola çıkmadan önce bu kadar keyifli olacağını düşünemezdim. Hep içeride farklı bir deneyimin bizi beklediğini biliyorduk. Bu deneyimler bize gerçekten çok keyif verdi.

Hatta gemiyi o kadar çok sevdik ki bir gün limana yanaştığında inmeyip yalnızca gemide vakit geçirmek istedik. Özel locaların bulunduğu güneşlenme alanlarında güneşlenip, kaydırakta çocuklar gibi neşelendik, cafelerinde pasta yiyip kahve içip, akşam olunca geminin en çok rağbet gören oyunlarından birini oynadık: BINGO. Restoranda şık bir yemeğin ardından önce her gece ayrı bir görsel şölen şovlarından birini izleyip biraz Casino’da şansımızı denedik.

Gün batımını izlediğimiz limandan kalktık gün doğumunu izleyeceğimiz limana doğru yöneldik.

Bu güzel ve keyifli cruise gemi tatilini size de mutlaka öneriyoruz.

Keyifli Seyahatler!