Tanrılara en yakın oldugunuz an ne zamandır?

Derinlerde bir yerlerde sizin kalbinize dokunan bir el oldugunu hissetmek isterseniz, mutlaka Bali’ye gitmelisiniz.
Tüm işitsel hislerimde hala o ayinlerin sesi çınlıyor. Kendimizi durduramayıp, Tanah Lot’ta bir ayinin ortasında kutsanırken buluyoruz.
Askin en zirve noktasında kocaman bir dalga gelip çarpıyor, tsunami sanıp surf boardumuzla daha da yukarıla yükseliyoruz, köpükler bizi takip ederken KUTA’da.
Jimbaran sahilinden, Seminyak sahiline uzanıyoruz, koşarak değil bu sefer motorla.. Happy hour denilen saatlerdeki en mutlu cift biz olmak zorunluymus gibi, egleniyoruz icimize isleyen muzikle dans ediyoruz..
Gunler bitmese derken gunesi batirmaya hergun baska bir sahile gidiyoruz.. Hem dogusu hem batisi kurulmus bir bebek gibi ayni anda hem sabah hem aksam 6’da olan gunesi yakalamaya calisiyoruz. Gunesin yeni cocuklari oluyoruz.
Mirrordaki dansimiza bir kadeh kokteyl, rockbardaki keyfimize bir karaf sarap, Kayumanis’taki ozel havumuza ise yasemin yagi kokusu eslik ediyor..
Her gun masaj yaptirmaktan pamuklasmis tenimize guzel elbiselerimizi gecirip, Jimbaran sahilindeki Cafe Lia’da deniz urunleri yemeye gidiyoruz. Etrafimizda bizle birlikte 3-4 mavi ahsap masa, onumuzde hint okyanusu, ustumuzde bizi isildatmaya calisan yildizlar..
Her gun yeni bir macera, yeni bir baslangic yeni bir heyecana sozunu benimseyip, fillerle arkadas olmaya, Maymun Orman’ina maymunlarla muz kardesligi yasamaya gidiyoruz.. Pirinc tarlasindakileri toplamaya calisirken biz kendimizi Kopi Luwak denilen dunyanin en pahali ama yapimi en tuhaf olan kahvemizi yudumlarken buluyoruz.
Ubud’da aldigimiz yoga dersinde de ogrendigimiz gibi, dogru nefes alip vermeyi ogrendiginizde hayattan daha cok keyif almaya basliyorsunuz..
Keyifliyim dedigimiz bu animizin hatirasini izlemek icin simdi derin bir nefes alip, arkaniza yaslanin..